Yeni Medyada Yasaklar İşe Yaramıyor!

17 Mayıs 2013 Sosyal Medya, Yeni Medya 0
yeni-medya-araştırmaları

Yeni medya üzerine yazıda yeni medya kavramının geleneksel medya tarafından yeterli düzeyde anlaşılamadığından bahsetmiştim. Medyaya yeni demekle bu işin çözülemeyeceği, en fazla medyanın erişim aygıtının değiştiğinin söylenebileceğini belirtmiştim. Ancak o yazıda medyayı üretenleri yeni medyayı anlamadıklarını eleştirirken, medyayı tüketenler tarafındaki durumdan yeterince bahsetmemiştim.

Reyhanlı saldırısı üzerine medyaya getirilen yayın yasağı bir kez daha ortaya koydu ki karşıladığımız bu dönemde artık hiçbir şey gizli kalamayacak, üstü örtülemeyecek. Bilgiye erişim metodu teknoloji sayesinde tamamen değişti evet ama öte yandan bilgiyi üretim metodu da değişmeye yüz tuttu. Artık bilgi üretenler sadece medya kuruluşları değil, aynı zamanda vatandaşın ta kendisi de oldu. Sosyal medya aracılığıyla neredeyse herkes Reyhanlı’da olan bitenden haberdar oldu ve bir anda gerçek anlamda vatandaş gazeteciliği öne çıktı.

Yeni medyaya yayın yasağı ne işe yaradı?

Yayın yasağına bütün medya kuruluşları uymak zorunda kalınca halk bu kadar önemli bir konuda bilgiye sosyal medya aracılığıyla ulaştı. Demek ki bir bilgiye ulaşılmak isteniyorsa o bilgiye ulaşılabiliyor! Ancak o kadar çelişkili haberler sosyal medya aracılığıyla gelmeye başladı ki dezenformasyon da maalesef ortalığa yayıldı. Ölü sayısının gerçek dışı olduğu, faillerin sığınmacılar olduğu gibi bilgiler halkta daha fazla infial etkisi yarattı. Yasak kararı alanlar aslında bu işten en fazla zarar gören taraf oldu.

Ne yapılabilirdi?

Bir kez daha anladık ki kriz yönetmeyi bir türlü başaramıyoruz. Maalesef başımıza gelen bu talihsiz olaydan sonra çok hızlı bir iletişim masası yaratılabilirdi. Basın kuruluşlarına daha sağlıklı ve net bilgiler verilirken aynı zamanda sosyal medya üzerinden AFAD gibi kurumlar sistemli güncellemeler yaparak, halkı doğru bilgilendirebilirdi. Bu sayede halk hem doğru bilgiye en doğru elden ulaşmış olurdu hem de dezenformasyon sebebiyle oluşabilecek tehlikeler de önlenirdi. Düşünsenize bu saldırıyı sığınmacıların yaptığı haberi ortaya yayılsaydı ve Reyhanlı’da sığınmacılara bir halk kalkışması olsaydı neler olurdu?

Güneş balçıkla sıvanmaz!

Youtube‘a erişim yasağı bir şekilde delinebiliyorsa, Wikileaks gibi belgeler ortaya çıkıp ses getirebiliyorsa, Mısır’da halk ayaklanmaları twitter üzerinden örgütlenebiliyorsa şunu net olarak anlamamız gerekiyor, eğer ortada bir gerçek bilgi varsa insanlar yeni medya araçları sayesinde öyle ya da böyle o bilgiye erişiyorlar. Yasakçı zihniyet, kimseyi hele gücü elinde bulunduran devleti bir yere getirmez. Bilgisizlikten daha kötüsü yanlış bilginin ortada dolaşmasıdır ki yanlış bilginin düzeltilmesi çok daha zorlu bir süreç ihtiyacı duyarken; içinde istenmeyen tehlikeleri ve düzensizlikleri de barındırabilir.

Özellikle devletler ve devletin güç aygıtlarını elinde tutanlar, yeni medya çağını anlamak zorundalar. Şeffaf, özgür, hata yapan varsa bunun kolaylıkla ortaya çıkıp, hesap verebildiği dünyayı yaratmak devlet gücünü elinde bulunduranların görevleri arasına eklendi. Gizlenmenin imkansıza yakın olduğu bir dünyaya doğru ilerlerken yasağın kimseye bir fayda getirmeyeceğini anlamak şart!

Yazar Hakkında

Sercan Çalbak: Geleneksel medyadan, yeni medyaya geçisin emekçilerinden. Dijital içerik ve içerik pazarlama konusunda uzun süredir çalışıyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nde lisans ve yüksek lisans öğrencilerine Yeni Medya, Sosyal Medya, Dijital Pazarlama ve İçerik Pazarlaması üzerine dersler veriyor. Türkiye'de faaliyet gösteren pek çok şirkete içerik pazarlaması ve yeni medya konusunda eğitim ve danışmanlık yapıyor.

0 Yorum Yapılmış

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: