İçerik Pazarlamasında Kaliteli İçeriğin Önemi

kaliteli içerikAnlamak baret cici çadırda deyirmen elinde fiyatları gözlük izlemek cilet kahraman mı  

Bu cümleden hiçbir şey anlamadınız değil mi? İçerik pazarlaması üzerine başlık atılıyorsa, demek ki içerikle ilgili birşeyler bilen biri söz konusu! Ama bir blog metinine böyle anlamsız bir cümleyle de başlanmaz ki. Üstelik hem bolca yazım ve imla hatası da var. Peki neden bu kelimeleri yan yana yazdım? İzah edeyim.

Yukarıdaki cümle, alfabemizin ilk 10 harfiyle başlayan, aklıma gelen ilk 10 kelimeden oluşan bir cümle (cümle 29 harfe kadar uzatılabilirdi). Aklıma gelen kelimelerle ilgili yaygın yapılan yazım hatalarından bazılarını özellikle kullandım ve noktalama işaretlerine de hiç uymadım. Ancak son tahlilde hiçbir anlamı olmasa da yazdığım cümle dijital ortamda oluşturulmuş bir dijital içerik.

İçerik pazarlaması ya da Content Marketing, son dönemde dijital pazarlama dünyasının en popüler ve en ilgi duyulan konularından biri. Özellikle Google‘ın SEO konusunda içeriğe verdiği önemi arttırmasından sonra, içerik daha da ilgi çekici hale geldi.

Dijital içerik üretimi konusunda geçmişim ve birikimim olmasından ötürü sık sık “ne yapsak, ne yapmalıyız” türünde sorularla karşılaşıyorum. Tabii ki dilim döndükçe sorulara yanıt vermeye çalışıyorum. Doğal olarak pek çok çalışmaya da izliyorum, haberdar oluyorum. Dijital içerik üretimi konusunda gördüğüm en büyük eksiklik, yapmış olmak için yapmaya çalışmak. Dijital içerik üretirken, kalite ve yaratıcılığa gösterilen özen hakikaten çok düşük.

Genellikle en az bütçeyi vererek en çok dijital içeriği üretmeye çalışayım derken iş çığırından çıkıyor. Yukarıdaki örneği de bu yüzden verdim. Mübalağ ederek örnek verdim ki durumun vehameti daha iyi anlaşılsın. Mesele içerik üretmek değil, mesele kaliteli içerik üretmek arkadaşlar. Bu satırları okuyan herkes okuma, yazma biliyor. Herkes de aklına esen kelimeleri yan yana alır birleştirir, son tahlilde bir dijital içerik üretir. O

Sadece yazılı içerikten de bahsetmiyorum. Hepimizin elinde cep telefonlarımız sayesinde dijital fotoğraf makinesi/video kaydedicisi var. Mesele tuşa basmak olsaydı herkes fotoğraf sanatçısı ya da yönetmen olurdu. Ara Güler‘i ya da Zeki Demirkubuz‘u asla tanıyamazdık!

Bu satırları okuyan insanların büyük çoğunluğu ve siz sayın okur, NTV, CNNTürk, NTVSpor, National Geographic gibi kanalları izliyor(sunuz). Neden Flash TV ya da Rumeli TV‘yi takip etmiyor, izlemiyor(sunuz)? Gündemi yaratan gazeteler neden Hürriyet, Milliyet gibi gazeteler oluyor da Şok gazetesi olamıyor?

Yeni medya dünyasından örnek verelim… Neden siz ve herkes Webrazzi’yi, yabancı dili olanlar Techcrunch, Businessinsider’u öncelikli olarak takip ediyor da bir sürü klonunu öncelikli takipte tutmuyor?

Sosyal medyadan da örnekler verebiliriz. Neden bazı Facebook sayfalarının etkileşimleri daha yüksekken bazıları daha düşük? Neden twitter fenomeni diye bir kavram var? Öyle ya siz de 140 karakterlik birşeyler karalıyorsunuz…

Bu sorularımın pek çok yanıtı var ancak en önemli yanıtlarından biri: KALİTE! Bu yayınlar öyle ya da böyle size kaliteli içerikler sunuyor ki bir çok insan düzenli olarak onları takip ediyor.

Hal böyleyken, siz neden içerik pazarlaması yapayım derken, kaliteyi önemsemiyorsunuz? Neden içerik üretimi için en düşük bütçeleri ödemeyi ve doğal olarak en kalitesiz insan kaynağını tercih ediyorsunuz? Sizi dahi tatmin etmeyecek içerik, sırf SEO‘ma katkı sağlasın, ben de modadan geri kalmayayım demek için yapıldığında size katkı sağlayacağını mı düşünüyorsunuz? Kendinizin dahi tatmin olmayabileceği bir içerik, neden hedeflediğiniz ya da hedeflemediğiniz insanları tatmin etsin de sizin markanıza ilgi duysun?

Varmak istediğim şey şu: Elbette hazırlanan her içerik 70 milyon kişi tarafından okunup, sevilip, takip edilmeyecek bu zaten eşyanın tabiatına aykırı. Kimse de Hürriyet, Techcrunch ya da Ara Güler olmanızı beklemiyor. Zaten bu yayıncıları da 70 milyon takip etmiyor fakat saygı duyuyor! En başta mübalağ ederek örneklediğim ilk cümledeki gibi; aranan kelime odaklı ama hatalı, anlamsız, kalitesiz içerik sunduğunuz takdirde sizin içeriği sunduğunuz platforma bir şekilde gelen kişileri de kaçırırsınız! Hatta kötü deneyimle markanızdan da uzaklaştırır, markanıza duyulan saygı ve güveni aşındırırsınız! Harcadığınız emeğe ve paraya yazık olur.

Yazar Hakkında

Sercan Çalbak: Geleneksel medyadan, yeni medyaya geçisin emekçilerinden. Dijital içerik ve içerik pazarlama konusunda uzun süredir çalışıyor. Bahçeşehir Üniversitesi'nde lisans ve yüksek lisans öğrencilerine Yeni Medya, Sosyal Medya, Dijital Pazarlama ve İçerik Pazarlaması üzerine dersler veriyor. Türkiye'de faaliyet gösteren pek çok şirkete içerik pazarlaması ve yeni medya konusunda eğitim ve danışmanlık yapıyor.

0 Yorum Yapılmış

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: